EŞ-ŞEYH KABZ EL ZİNDANÎ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Gül Bahçesinden Sahneye: Attar ve Shakespeare Üzerinden Mâturîdî Bir Yürüyüş

Gül Bahçesinden Sahneye: Attar ve Shakespeare Üzerinden Mâturîdî Bir Yürüyüş

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eş-Şeyh Kabz el Zindânî yazdı.

Bazı metinler vardır; sizi okumaya değil, durmaya davet eder.
Durup bakmaya, dinlemeye, anlamaya…
Yani aslında insan olmaya.

Ferîdüddin Attar’ın Mantıku’t-Tayrı, böylesi bir duruşun davetidir.
Orada, kuşların dilinde anlatılan her şey, aslında içimizde bir yere fısıldanır.
Ve Shakespeare’in tragedya sahnelerinde yükselen her replik, insanın zaaflarına, ihtiraslarına ve inkârına ayna tutar.

Biri Doğu’da gül bahçesinde yol alır,
diğeri Batı’da sahnenin ortasında acıyla konuşur.
Ve ikisi de —bizi bize gösterir.


Mâturîdî düşüncenin özünde, hakikat karşısında korkmadan düşünebilmek yatar.
Bu yüzden Mâturîdî için akıl, vahyin gölgesinde küçülen bir fener değildir;
Bilakis, vahyin ışığını layıkıyla taşıyacak yegâne kandildir.

Ferîdüddin Attar’ın yolculuğu, “kendi varlığının peşine düşen aklın” alegorisidir.
Shakespeare’in Hamlet’i ise, “varlık” ile “tereddüt” arasındaki kaçınılmaz hesaplaşmanın bir monoloğudur.
Bu iki ses, bize şunu fısıldar:
İman; sadece teslimiyet değil, aynı zamanda içsel bir seyrin, akılla yapılan uzun bir yürüyüşün adıdır.


Ben Mâturîdîliği bir fikir sistemi olarak değil, bir ahlâk biçimi olarak da görürüm.
İrade sahibine duyulan güvenle başlar bu ahlâk.
İnsana güvenmeyen bir ilah anlayışı, ne kadar yüce görünse de insana mesafeli kalır.
Ve Shakespeare, neredeyse her oyunda bunu sorar:
“İnsana ne kadar güvenebiliriz?”
Attar ise başka bir yerden ses verir:
“Sen kendine ne kadar sadıksın?”

Mâturîdî cevap verir:
Sadakat, iradeyi ciddiye almakla başlar.


Zihnimde şu satır dönüp durur:
“Bir tek kişiye yapılan zulüm, tüm hakikatin çiğnenmesidir.”
Bu satırda hem Shakespeare’in öfkesi,
hem Attar’ın mahzun bilgeliği vardır.
Ve ikisi birlikte Mâturîdî bir hakikate götürür bizi:
Adalet, yalnızca hukukla değil, hakikatle kurulur.

Gül Bahçesinden Sahneye: Attar ve Shakespeare Üzerinden Mâturîdî Bir Yürüyüş
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter