Sureyya Kevni
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KEVNİ HOCA İLE HUKUKİ HOKKABAZLIKLAR

KEVNİ HOCA İLE HUKUKİ HOKKABAZLIKLAR

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Soru: Süreyya Hocam selamlar. Bu ara çok dertliyim. “Niye?” diyecek olursanız, evime hırsız girdi, iş yerinden de zimmetli malzemelerimi çaldı. Üstüne bir de evden çıkmadan önce sağolsun üstümü örtmüş… Ne yapmalıyım?

Sevgili vatandaşım,
Öncelikle geçmiş olsun. Hem evin hem iş yerin aynı anda soyuluyorsa, bu artık mal kaybından ziyade sabır testi sayılır. Belki de geçmişten kalan “ah vah” çıkıyordur. Ama endişe yok, biz de buradayız… Hukuken de buradayız, manen de… Evvel Allah…

Efendim, günümüz hırsızlarının da artık uzmanlık alanları var. Kimisi sadece kedi çalıyor, kimisi kütüphane soyuyor, kimisi de “resmî fetişist” olmuş: yalnızca zimmetli malları çalıyor! Evdeki ziynet eşyasına değil de, devlet/şirket malına göz diken bu arkadaşlar, sanırım “işe yarar şey çalmak lazım, boşta durmasın” kafasında. Belki de içlerinden biri bir gün bu çaldıklarını iade ederken teslim fişiyle gelir. Kim bilir?

Teknik Tahlili:

Şimdi burası enteresan. Çünkü burada işin içine:

  • TCK 155 – Güveni kötüye kullanma,
  • TCK 142 – Hırsızlık,
  • Ve hatta “kurum malı” olması nedeniyle ağırlaştırıcı neden girer.

 Eğer çalan kişi iş arkadaşınsa (ve zimmetli mal senin üstündeyse):

  • Sorumluluğun var.
  • Ama bu seni suçlu değil, şikayetçi olma zorunluluğu olan kişi yapar.

 Eğer dışarıdan biri çaldıysa:

  • Kamera kayıtlarını toparla.
  • Hemen iş yerine bildir, zararın tespiti için tutanak tutulsun.
  • Şikayetini bireysel değil, şirket kanalıyla da iletebilirsin.

Süreyya Hoca’dan Dipnot:
Hırsız evine girerken çay demlediyse “nitelikli keyifi hırsızlık” olur. Şaka tabii ama, çalınan eşya “geçim için mi yoksa alışkanlık için mi çalınmış”, cezada etkili olabilir.


Şimdi senin yerinde ben olsam önce evdeki kediden şüphelenirdim, zira bu kadar sessiz hırsızlık sadece onların uzmanlık alanı. Tabii ki şaka bir yana, “iş yerindeki eşyayı evine götürmeyen çalışan makbul çalışandır” diyen eski bir muhasebeci vardı… Hâlâ muhasebeci mi? Bilemiyorum…


Efendim şimdi bir düşünelim… Sen bu zimmetli malzemeleri neden eve götürdün? İşten mi fazla mesai yaptın, yoksa Netflix için ikinci ekran mı lazımdı? Malzemenin çalındığını söylediğin saatlerde gerçekten evde miydin? Evin kapısını kilitledin mi? Kilitlediysen “sallama” mı kilitledin? Bunlar mahkemede sorulur.


Şimdi diyeceksin ki “Süreyya hocam ben mağdurum”, belki de; mümkündür… Ama hukukun gözü yaşlıyı değil, eli delilliyi sever. Önce bir polis tutanağı, sonra iş yerine resmi bildirim, ardından da ev sigortanı yokla bakalım. Gerisi avukatına, geçmiş olsun pastası ise komşuya düşer…

Unutmayın sevgili dostlarım, bu dünyada üç şey hızlı yayılır: 

Dedikodu, İfşa ve Hırsızlık!

Üçü de sizi bulmadan önce; 

Kukla olmayın, Hukuk’la kalın.

KEVNİ HOCA İLE HUKUKİ HOKKABAZLIKLAR
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter